Tatil planı yapmaya başladığınız anda akla gelen ilk sorulardan biri şudur: "Hayvanımı ne yapacağım?" Bu soru, evcil hayvan sahibi olmanın en görünür sorumluluklarından biri. Bazı hayvanlar yolculuktan keyif alır, bazıları ise evinden bir metre uzaklaşmayı bile stresli bulur. Doğru karar, hayvanınızın karakterine, yaşına, sağlığına ve gideceğiniz yere göre değişir. Seyahatte hayvan bakımı ve taşıma konusunu baştan planlamak, hem yolculuğu güvenli hale getirir hem de sizi yolun ortasında çözümsüz kalmaktan kurtarır.
Herkesin cevabı aynı değil. Kararı verirken duygusal davranmak yerine hayvanınızın gerçek ihtiyaçlarına bakın. Genel olarak köpekler sahibine bağlı olduğu için yolculuğa daha kolay uyum sağlar; kediler ise mekâna bağlıdır ve yer değişikliğinden çok daha fazla etkilenir. Kuşlar ani sıcaklık değişimlerine ve hava akımına karşı hassastır. Tavşan, hamster ve kobay gibi küçük hayvanlar stresle çok çabuk hastalanabilir.
Şu durumlarda hayvanınızı evde ya da güvenilir bir bakımda bırakmak daha akıllıcadır:
Buna karşılık kısa mesafeli, doğa ağırlıklı ve konaklamanın hayvan dostu olduğu tatillerde hayvanınızı yanınıza almak, onu ayrılık stresinden korur.
Taşımanın temeli uygun bir taşıma kabıdır. Kap, hayvanın ayakta durabileceği, dönebileceği ve rahatça uzanabileceği ölçüde olmalı; ama içinde savrulacak kadar geniş de olmamalı. Sert plastik taşıma kapları araç yolculuğunda daha güvenlidir, yumuşak çantalar ise küçük hayvanlar ve kısa mesafeler için kullanılabilir.
Yolculuktan haftalar önce alışma çalışması yapın. Kabı odanın bir köşesine açık bırakın, içine hayvanın kokusunu taşıyan bir battaniye koyun, ödül verin. Kap sadece veterinere gidişte çıkarılan bir nesne olmaktan çıkıp güvenli bir yuvaya dönüşmeli. Bu alıştırma, temel eğitim ve davranış kontrolü çalışmalarının doğal bir uzantısıdır.
Araç yolculuğu için pratik notlar:
Uçak ve otobüs yolculuklarında kurallar firmadan firmaya değişir. Kabin içi ağırlık sınırı, kap ölçüsü, rezervasyon zorunluluğu ve istenen belgeleri en az birkaç hafta önceden öğrenin. Şehirler arası ya da yurt dışı seyahatte kuduz aşısı kaydı, mikroçip ve sağlık raporu genellikle istenir; bu belgeleri veterinerinizle birlikte hazırlamak en güvenli yoldur.
Hayvanınızı götürmeyecekseniz üç temel seçenek var: pet otel, bir arkadaş ya da aile üyesi, veya eve gelen bakıcı. Kediler için genellikle en az stresli çözüm, kendi evinde kalıp günde bir kez birinin uğramasıdır. Sosyal köpekler ise pet otelde diğer köpeklerle iyi vakit geçirebilir.
Pet otel seçerken mutlaka önceden gidip yerinde görün ve şunlara dikkat edin:
Kimin bakacağı belli olduğunda ona yazılı bir not bırakın. Bu not; mama markası, öğün miktarı ve saatleri, ilaç dozları, veteriner telefonu, hayvanın korktuğu şeyler ve saklanmayı sevdiği yerleri içermeli. Beslenme düzeninin bozulmaması önemlidir; tatilde mama değiştirmek sindirim sorunlarına yol açar.
Yanınıza almanız gerekenler sanıldığından az: yeteri kadar mama, katlanabilir kap, evden getirdiğiniz su, tasma ve yedek tasma, kimlik künyesi, aşı karnesi fotokopisi, varsa düzenli ilaçları, tırnak makası, tüy tarağı ve küçük bir ilk yardım seti. Kediler için taşınabilir kum kabı ve alışık olduğu kum da şart.
Vardığınızda hayvanı hemen serbest bırakmayın. Odayı hızla kontrol edin: açık pencere, ince aralıklı balkon korkuluğu, sarkan kablo, zehirli olabilecek süs bitkileri, temizlik ürünleri. Sonra taşıma kabını yere koyup kapağı açın ve hayvanın kendi hızında çıkmasını bekleyin. Su kabını, kum kabını veya yatağını ilk yarım saat içinde yerleştirin; tanıdık kokular ortamı hızla güvenli hale getirir. İlk gün iştahsızlık ve saklanma normaldir, ancak 24 saatten uzun süren yeme-içme reddi, ishal, kusma veya nefes darlığında bölgedeki bir veterinere başvurun. Bu yüzden gitmeden önce gideceğiniz yerdeki en yakın kliniğin adresini not etmek iyi bir alışkanlık.
Tatil, hayvanınız